SivasSivas Pzt - Cuma 09:00-18:00 (0346) 221 15 16
info@gokhankorkmaz.av.tr
Alanımız
Hukuk Çözümleri
Standartlar
Dünya Standartları
Müşterilerimiz
500+ Mutlu Müşteri
Sorularınız mı var ?

COVİD-19 SALGININA DAİR ÖNLEMLER BAĞLAMINA MAAŞ/ÜCRET HACZİ

Avukat Gökhan Korkmaz > Genel > COVİD-19 SALGININA DAİR ÖNLEMLER BAĞLAMINA MAAŞ/ÜCRET HACZİ

COVİD-19 salgınına dair önlemler almak üzere yayımlanan temel olarak iki metin bulunmaktadır.

• 7226 Sayılı Kanun

• İcra ve İflâs Kanunu m. 330 Hükmünü Uygulanmasına Dair 2279 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı

İki düzenleme incelendiğinde tereddüt konusu olacak birinci nokta durma süresinin başlangıcı olacaktır. Zira durma süresinin başlangıcı ile ilgili olarak “13 mart, 20 mart ve 22 mart” olmak üzere üç farklı tarih zikredilmektedir. Bu nedenle hangi durumda hangi tarihin başlangıç tarihi kabul edileceğine ilişkin bir karışıklık yaşanılması kaçınılmazdır.

İkinci olarak, “maaş/ücret haczi” konusunda da açık bir düzenleme olmadığı için bazı tereddütler oluşmaktadır.

Doktrin de iki farklı görüşün ortaya çıktığı görülmektedir.

• Burada en önemli sorun, daha önce kesintiye başlanmış maaş ve ücret hacizleri ile gönderilmiş ve uygulaması başlamış haciz ihbarnamelerinin durumudur. Örneğin, bir çalışanın maaşından kesinti yapılmasını ya da bir bankanın periyodik ödeme yapmasını sağlayan haciz ihbarnamelerinin durumu ne olacaktır, şu ana kadar yapıldığı gibi kesinti yapılacak mıdır? Kanaatimizce takipler ve takip işlemleri tamamen durduğu için, muhafaza tedbiri olan maaş kesintisi ve haciz ihbarnamelerinin gereği de yerine getirilmemelidir (Prof. Dr. Oğuz ATALAY, Prof. Dr. Muhammet ÖZEKES, 7226 Sayılı Kanun ile İcra ve İflâs Kanunu m. 330 Hükmünü Uygulayan Cumhurbaşkanlığı Kararı -2279 Sayılı- Çerçevesinde Ortaya Çıkan Bazı Sorular ve Tartışmalara Cevaplar, 27/03/2020).

• Dikkat edilirse, gerek fevkalade hallerde tatil ve gerekse 7226 sayılı Kanun, olağanüstü koşullara rağmen, mevcut durumun muhafaza edilmesini amaçlamaktadır. Açık bir kanun hükmü olmadan haciz ihbarnameleri ile kesinleşen haczin tatbik edilmemesi durma değil, haczin kalkması olur. Ayrıca mevcut hacizleri muhafaza ederken, haciz ihbarnameleri ile konulan hacizleri kaldırmak haklı ve makul bir ayırım olmayacaktır. Bu nedenlerle, daha önce kesinleşmiş haciz ihbarnamesine göre ödenmesi gereken alacakların, durma süresi içinde kesilerek alacaklıya ödenmesine devam edilmesi gerekir. Bu konuda işçi alacakları bakımından da bir farklılık olmamalıdır. Çünkü kanun imtiyazlı alacaklar bakımından bir farklılık getirmemiştir. İşçinin ücretine 20 Marttan önce usulüne uygun olarak haciz ihbarnamesi ile haciz konulmuş ve kesinleşmiş ise, 20 Marttan sonra da bu kesintiler yapılıp icra dairesine ödenmelidir.

Öncelikle maaş/ücret haczinin yeni bir haciz mi yoksa var olan haczin bir parçası mı olduğuna bakmak gerekir. Kanaatimce, maaş haczi yeni bir haciz değildir. Yani her maaş yattığında bir haciz işlemi yapılıyor varsayılması makul görünmemektedir. Bu nedenle maaş/ücret haczinin yeni bir haciz olmadığını önceden yapılan haciz işleminin bir parçası olduğunu kabul etmek gerekecektir. Bunun sonucunda da durdurulan işlemler kapsamında olmadığı sonucuna varılacaktır. Dolayısıyla ilan edilmiş olan fevkalede tatil süresi boyunca da daha önce yapılan maaş/ücret hacizleri uygulanmaya devam edecektir.

Leave a Reply